Kıbrıs Postası – Rüstem TüccarKuzey Kıbrıs’ta yaşayan kadınların sağlık ve hastalık dağılımlarının ve görülme sıklıklarının belirlenmesi amacıyla kurulan Kıbrıs Kadın Sağlığı Araştırma İnisiyatifi Derneği, ilk projesiyle Oxford Üniversitesi liderliğinde kesitsel bir tarama çalışması yaparak, ülkedeki 18-60 yaş arası tüm kadınların sağlık profillerini ortaya çıkaracak.

Kuzey Kıbrıs’ın, Kıbrıs geneli için bildirilen tüm sağlık istatistiklerinin dışında tutulması sebebi ile harekete geçen ve altı yıldır Oxford Üniversitesi’nde epidemiyolog olarak çalışan proje baş araştırmacısı ve Kıbrıs Kadın Sağlığı Araştırma (KISAA) İnisiyatifi Derneği Başkanı Dr. Nilüfer Rahmioğlu Ramiz, proje detaylarını Kıbrıs Postası’na anlattı.

Kuzey Kıbrıs’ta bir ilk olacak epidemiyolojik çalışma, gelecek projelerde hastalıklarda görülen artışların sebeplerinin araştırılması için hipotez esaslı takip çalışmalarının da temelini oluşturacak.

Kuzey Kıbrıs’ta toplumun sağlık durumunu ve sorunlarını belirleyecek güvenilir veri eksikliklerinin olması ve uluslararası platformlarda Kuzey Kıbrıs’ın Kıbrıs geneli için bildirilen tüm sağlık istatistiklerinin dışında tutulması sebebi ile harekete geçen ve altı yıldır Oxford Üniversitesi’nde epidemiyolog olarak çalışan proje baş araştırmacısı ve Kıbrıs Kadın Sağlığı Araştırma (KISAA) İnisiyatifi Derneği Başkanı Dr. Nilüfer Rahmioğlu Ramiz, altı senedir dünyanın çeşitli yerlerinde görülen kadın hastalıklarının epidemiyolojik olarak genetik sebeplerini araştırdıklarını ancak KKTC’de böyle bir çalışmanın olmamasından hareketle bu projeyi hazırladıklarını ifade etti.

Oxford Üniversitesi’nde epidemiyolog olarak çalışan Ramiz, bu projenin Akdeniz yaşam tarzının ve Doğu Akdeniz’de yaşayan halkların taşıdığı kalıtsal (genetik) faktörlerin hastalıklar üzerindeki etkilerinin araştırılması için bir zemin oluşturacağını kaydederek; yerel halkın bilinçlendirilmesine ve veriye dayalı sağlık stratejileri geliştirilmesine katkı sağlanacağını da sözlerine ekledi.

Çoğu zaman kompleks hastalıklar üzerine çalışmalar yaptığını söyleyen Ramiz, “Örneğin kanser hastalıkları, kalp hastalıkları, diyabet gibi hastalıklar; genetik ve çevresel faktörlerin kombinasyonundan ortaya çıkar. Yurt dışında yaptığımız birçok çalışmada bu hastalıkların ortaya çıkması için toplumlara özel genetik faktörlerin olduğu ortaya çıkmıştır. Projemizle yapmayı amaçladığımız şey de Kuzey Kıbrıs’ta hem bölgelere göre hem de ülke çapında kadınlarda görülen hastalıkların profillerinin çıkarılması ve bu hastalıkların oranlarının belirlenmesidir.

“YAPILACAK ÇALIŞMA, ERKEN TEŞHİS İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Ramiz, bazı köylerde tiroid hastalığının ve kanser vakalarının daha yoğun görüldüğü şeklindeki örnekleri de hatırlatararak, “Hiçbir zaman bilimsel ve sistematik metotlarla ortaya çıkarılan bir çalışma yok. Ya doktorların ya da kişilerin kendi gözlemleri söz konusu. Biz bu verileri epidemiyolojik metotlarla toplayıp gerçek sonuçları ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

“Toplumumuzda duyulmamış ve teşhis konmakta geç kalınan, hatta hiç konamayan bir hastalık var: ‘Endometriozis’. Bu hastalık belirtileri genellikle ergenlikte ciddi ağrılı aylık rahatsızlıklarla ortaya çıkmaya başlar. Ülkemizde genelde ağrı kesicilerle bu semptomlar bastırılmaya çalışılır. Ancak bu her aylık rahatsızlıkta tekrarlandığı ve hayatınızı etkilemeye başladığı zaman aslında o endometriozisin ilk evresindesiniz demektir. Bu aşamada teşhis koymak çok önemlidir çünkü daha ileride kısırlığa sebep olan bir hastalıktır. Kıbrıs’ta genelde kısırlık yaşandığı zaman bu hastalığa teşhis konuyor” diyen Ramiz, bu gibi hastalıklara erken teşhis koymak için de yapacakları araştırmaların sonuçlarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

“ÇALIŞMA, AKDENİZ BÖLGESİNDE BİR İLK OLACAK”

Ramiz, dünyanın çeşitli yerlerindeki kadın örneklem gruplarıyla çalışarak bulundukları bölgelere göre kadın hastalıklarının epidemiyolojik oranları üzerine çalışıldığını, Avrupa, Amerika, Uzakdoğu gibi bölgelerde bu çalışmaların yaygın olduğunu ancak Akdeniz bölgesinde Türkiye, Yunanistan Güney Kıbrıs ve özellikle Kıbrıs’ın da bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesinde böyle bir bilimsel veri tabanının bulunmadığını söyledi.

Dünyanın farklı kısımlarında kadın hastalıklarının bilimsel olarak hangi bölgede ne boyutta olduğunun bilindiğini ama Doğu Akdeniz bölgesinde bu konuda hiçbir bilimsel verinin olmadığını kaydeden Ramiz, “Bunun üzerine bu verileri ortaya çıkarmak için ilk olarak 2002 yılında Sağlık Bakanlığı’nın bu hastalık oranlarını revize eden bir yayın çıkardık. Yapılan çalışmalardaki eksiklikleri gördük ve bunun üzerine daha sistematik daha bilimsel ve geniş çaplı bir araştırma yapmak için Kıbrıs Kadın Hastalıkları Araştırma İnisiyatifi Derneği’ni kurduk” dedi.

“PROJE, SEKİZ BİN KADIN İLE YÜRÜTÜLECEK”

Verilerin sonuçları geldiği zaman ülkedeki kadın hastalıkları ile ilgili güncel bir tablonun ortaya çıkacağını aktaran Ramiz, “Toplumda hangi hastalıklar vardır, hangi bölgede hangi hastalık daha çok görülür, bu hastalıkların ne kadarı genetik ne kadarı çevresel faktörlerden kaynaklanıyor, tüm bunları bilimsel bir şekilde ortaya koyacağız” şeklinde konuştu.

Hedef kitlenin KKTC’de yaşayan 18 ile 60 yaş arası tüm kadınlar olduğuna dikkat çeken Ramiz, “Son yapılan nüfus sayımına göre ülkede seksen bin kadın var. Biz bilimsel araştırmalara uygun olarak bu rakamın yüzde onu ile yani sekiz bin kadın ile çalışmamızı yürüteceğiz” dedi.

“ÇALIŞMA, DÜNYADA DEVLETLER TARAFINDAN YAPILIYOR”

Projenin şu anda ciddi bir maddi kaynak açığı olduğunu söyleyen Ramiz, “Özellikle bu konudaki bir projede Avrupa Birliği’nden fon bulmak zordur. Bir bölgede belli bir hastalık fazla görülüyorsa, onu araştırmak için araştırma fonları vardır. Fakat dünyaya baktığımız zaman, genel hastalık oranlarının çıkarılması, zaten her ülkede sağlık kurumları tarafından yapılan ve yapılması gereken bir hizmettir. Ancak ülkemizde böyle bir çalışma maalesef yapılmadığı için önce işin bu kısmından başlamamız gerekti. O yüzden proje için sponsorluk görüşmeleri yapıyoruz. Çeşitli etkinlikler planlıyoruz. Projeye destek amacıyla içinde bilgilendirici yazılar da olan küçük not defteri, kitap ayracı gibi bağış karşılığı dağıtacağımız materyallerimiz var. Çeşitli bağış kampanyalarıyla projeye maddi kaynak sağlamayı amaçlıyoruz” diyerek, eylül ayında projenin hazırlık aşamasına geçileceğini belirtti.

“KATILIMCILARIN KİŞİSEL BİLGİLERİ SAKLI TUTULACAK”

Proje için 3 veri toplama takımının oluşturulacağını ve bu takımların 1 sene boyunca adanın her yerini gezerek hem evlerde hem de kliniklerde mülakat yapacaklarını kaydeden Ramiz, “Öncelikle katılımcılara Oxford Üniversitesi’nden onaylı etik formu doldurulacak. Tüm katılımcıların kişisel bilgileri kesinlikle saklı tutulacak ve veriler anonim şekilde toplanacak. Mülakatlar zaten kağıt üzerinde değil; proje kapsamında oluşturulacak bir aplikasyon aracılığıyla tabletler üzerinden yapılacak çünkü kağıt anketlerden elektronik veri tabanına aktarmalarda çok hatalar yapılıyor. Bunun önlenmesi ve tamamen bilimsel olması için bu aplikasyon aracılığıyla bilgiler direkt veri deposuna aktarılacak. Aynı zamanda kağıt israfı da engellenecek” dedi.

“SONUÇLAR, SAĞLIK STRATEJİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

2018 yılının Ocak ayında veri toplama sürecinin başlamasıyla 2019 sonunda tamamlanması hedeflenen projenin sonuçlarının gerek gazete gerekse sosyal medya yoluyla ve çeşitli tanıtım filmleri ile televizyon programlarıyla tüm vatandaşlarla paylaşılacağını söyleyen Ramiz, projeye Sağlık Bakanlığı ve Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin de destek verdiğini, her iki kurumla da iş birliği içerisinde olduklarını dile getirdi.

Ramiz, bu verilerin ortaya çıkmasının önemine vurgu yaparak, “İnsanları gözleme dayalı verilerle saptırmadan tamamen bilimsel ve gerçek sonuçlarla bilgilendirip belli sağlık stratejileri geliştirilmesi sağlanacak.

Örneğin belli bir bölgede belli bir hastalık daha sık görülüyorsa, o bölgede hem o hastalıkla ilgili daha çok bilgilendirme yapılacak hem de erken teşhis için farkındalık yaratılacaktır. Ayrıca diğer ülkelerdeki oranlarla da karşılaştırıp hastalıkların genetik veya çevresel faktör oranlarını da net bir şekilde görebileceğiz” şeklinde konuyu açıkladı.

“DERNEK, KADIN HASTALIKLARINI ARAŞTIRMAYA DEVAM EDECEK”

Projenin, derneğin ilk çalışması olduğunu söyleyen Ramiz, bölgelere göre hastalık oranlarının belirlemesinden sonra en çok görülen hastalıkların sebeplerini araştıracaklarını ve bu yöndeki genetik altyapı araştırmalarının devam edeceğini kaydetti.